Çocuklarla ölüm hakkında nasıl konuşulur?
Anne & Bebek

Çocuklarla ölüm hakkında nasıl konuşulur?

Çocuklarla ölüm hakkında nasıl konuşulur? Bazı kayıplar kaçınılmazdır ve ölüm bunlardan biridir. Her ne kadar acı verici olsa da bu konuyu konuşmak çocuğun psikolojik sağlığı için gereklidir ama çocuklarla sevilen birinin kaybı hakkında nasıl konuşulur? asıl kritik nokta burasıdır ve yetişkinlerin de bu konu hakkında paramparça olduğu bir zaman dilimi içerisinde bu konuşmayı nasıl çocukla konuşacaksınız? Üzüntü, zor bir duygudur. Fakat unutulmamalıdır ki doğal bir duygusal tepkidir de aynı zamanda. Bu durum çocuklar dahil her yaş grubundan kişi için için geçerlidir. Yetişkin süreciyle benzerlikleri olsa da, çocuk yasının bazı belirgin ve farklı özellikleri olabilir. Bunun nedeni, çocukların ölümü anlama kapasitelerinin yaşı ve hayat tecrübesi gereği farklı olmasıdır. Biraz daha sizler için açalım:

Çocuklarla ölüm hakkında nasıl konuşulur?

Çocuk ölümü nasıl anlar?

Çocukların ölümü algılama süreçleri ve algıma düzeyleri, kişisel ve aile deneyimlerine göre değişiklik gösterir ve bilişsel gelişimleriyle aynı düzende ilerler. Değişken olmasına rağmen, yaş grubuna göre sınıflandırma, her birinin sürecini daha net anlamanıza yardımcı olacaktır. İşte o yaş grupları:

  • 3 yaşına dek: Çocuk ölümü yokluk ve eksiklik olarak algıladığı dönemdir. Bunun geçici bir şey olduğunu, “biraz ölüp geri gelecektir” şeklinde düşünceye sahip olduğu dönemdir.
  • 3 ve 5 yaş arası: Çocuğun hala çok fazla hayal ve gerçeği karıştırdığı dönemdir. Bazı çocuklar kendi teorilerini oluşturabilir. Hatta yakın birinin ölümüyle ilgili suçluluk hissine kapılıp kendisini suçlayabilir. Yetişkinlerin acı çektiğini ve ölümü üzücü bir şeyle ilişkilendirdiğinin farkında olur. Özellikle ortamın içerisinde sıkça bulunuyorsa burada kendisine suçluluk hissinden pay biçmesi yaşı gereği doğaldır. Burada bir büyük olarak neden kendini suçluyorsun demek boş bir çabadır.
  • 5 ve 7 yaş arası: çocuk zaten vücudunun “Organların işlevlerinin çalışmaya devam etmeyeceğini” anlar ve “bir daha asla” veya “sonsuza kadar” hakkında daha fazla netliğe sahip olan düşünce olgunluğuna erişmiştir. Ailenin inançları hakkında daha derin sorular sorabilir. Çoğunluğu Müslüman halktan oluşan ülkemiz şartlarınca ise şu sorularla karşılaşabilirsiniz: ”Annem cennette mi şu an? Bizi duyabilir mi? ” , ”Cehenneme gidenlere ne olur?”
  • 7 ve 10 yaş arası: Anlama bir önceki yaş gruplarına göre daha nettir, ancak duygularını tanımlamakta ve ifade etmek de zorluk yaşayabilir.
  • 10 yaşından sonra: Çocuk soyut kavramları algıladığı döneme zaten geçiş yaptığı için ve diğer insanların da gerçek hakkında ne hissettiğini az çok anlayabildiği için bu durumu algılaması biraz daha kolaydır. Dolayısıyla eksikliğine dair gösterdiği tepkiler bir önceki yaş gruplarına oranla daha fazla da olabilmektedir. Tabi ki burada çocuğunuzu yetiştirme tarzınız, bu tarz konulara bakış açınız, dini inançlarınız konusunda bahsettiğiniz sohbetler ve çocuğunuzun karakteristik özellikleri de etkisinde rol oynayacaktır.

Çocuklarla ölüm hakkında konuşmanın ve çocukların üzüntüsünü anlamanın 6 yolu:

Çocuklarla ölüm hakkında konuşmanın pek çok yolu vardır. Bunlardan 6’sını sadece bu yazımızda yer edindireceğiz. Çocukların ölüm anlayışları yaşadığı olaylara, ebeveynlerin tutumlarına, çevresel faktörlere, doğuştan getirdikleri karakter özelliklerine ve birçok nedene bağlı olabilir. Yaş gruplarını göz önünde bulundurarak sizlere önereceğimiz bazı yöntemler şunlardır:

Ölüm konusunu önce tanıtın

Sevilen birini kaybetmek hayatın değişmez bir parçasıdır. Konuyu çocuğa deneyimlemeden önce tanıtmak, yaşamın sonluluğunun kademeli olarak benimseyerek içselleştirmesine kolaylık sağlar. Aslan Kral gibi filmler ölüm durumunu anlamalarına daha çok yardımcı olur. Kaybolunca Nereye Gideriz?, Tostos Dedesini Özlüyor, Elveda Bay Muffin ve Annem Her Yerde adlı kitaplar ve daha fazlası piyasada satışa sunuluyor. Bir büyük olarak önce kitabı baştan sona okumanızı tavsiye ederiz. Ardından düzenli olarak pedagog yardımı alıyorsanız pedagogunuzun önerdiği bu konuya dair kitap ya da sizin çocuğuma uygun diye düşündüğünüz kitabı inceleyerek çocuğunuza anlatabilirsiniz.

Çocuğa karşı şeffaf ve dürüst olmanız önemlidir

Çocukları hayatın acılarından kurtarma fikri cazip gelse de konuyu es geçmek ya da bu konu hakkında yalanlar söylemek anı kurtarabilir ancak genel olarak iyi bir seçenek olmayabilir. Aynı şekilde olay karşısında sessiz durmanız, çocuğun neler olduğunu anlamasının önüne geçebilir. Birisi öldüğünde, o kişinin yokluğuna ek olarak, çocuk etrafındaki yetişkinlerin duygusal olarak değiştiğini anlayabilir. Hatta bir büyüğü ile aynı derecede acı duyabilir, ancak bunun nedenini anlamadan tabi. Ölüm olayını açıklamamak, sanki acı ve ıstırap konuşmaması gereken yasaklı konular gibi, konuyla ilgili bir tabu, bir gizlilik havasına girebilir. Konuşma sırasında, örneğin “seyahat” ile ilgili metaforlara dikkat etmek, ölüm kavramına dair kelimelerle sözcük oyununa girip kafa karışıklığı yaratmamak ve belki de gerçekleşmeyen bir beklenti yaratmamak için önem arz eder. Şunu anlamalısınız ki bir büyük olarak acınızı gizlemek zorunda olmadığınız bir gerçektir. Yetişkinlerin de daha savunmasız, üzüntü ve belirsizlik anlarına sahip olduğunu anlamak, çocukların duygusal olgunlaşmasına da yardımcı olacaktır. Ebeveynler bu konu hakkında dürüstçe iletişim kurabilir ise, çocuk da yavaş yavaş büyüğü gibi aynısını yapmayı zaman içerisinde öğrenecektir.

Tüm cevapları bilmek zorunda değilsiniz

Çoğu zaman, konudan kaçınma arzusu, ne olduğunu anlamanın zorluğundan kaynaklanır. Bazı ebeveynler kendilerine “Bilmediğim bir şey hakkında nasıl konuşabilirim?” diye sormaktadır. Her kültürün, dinin veya ailenin ölümle ilgili hikayeler oluşturduğunu hatırlamak önemlidir. Sadece bir tane yoktur. Şüphe veya inançları paylaşmak, duyguları detaylandırmanın ve hoş karşılamanın ve olanlar için bir yorum yaratmanın sağlıklı bir yoludur. Bununla birlikte, inançlara bakılmaksızın, ölümden sonra vücudun artık işlevlerini yerine getiremediği ve bunun sonsuza kadar geri döndürülemez bir süreç olduğunun çocuklara açıkça anlatılması tavsiye edilir. Fakat anlatırken abartılı ifadelerden kaçınmalı ve çocuğun yaş grubu ve yaşanan olay göz önüne alınarak en doğru anlatım öncesinde kurgulanmalıdır. Eğer olay sizi kriz durumuna getiriyor ise bir başka yetişkinden ya da uzmandan yardım alabileceğinizi unutmayın.

Üzüntü hissini ve fiziksel yansıtmaları anlayabilirsiniz

Çocuğun üzüntü, öfke, korku, endişe veya suçluluk gibi duygularını ifade etmesine yer açmak önemlidir. Bu duygular vücut içerisinde kişiye göre değişiklik gösteren tepkilere sebep olur: ağlama isteği, halsizlik, mide bulantısı, titreme, göğüste sıkışma, mide rahatsızlığı vb. Çocuğa olan biteni nasıl algıladığını sorarak iletişime girin. Konu hakkında içinden geldiğince konuşmalarına izin verin. Bu algılar hakkında konuşmak yas, kendini tanıma ve duygusal gelişim için de önemlidir.

Çocuk yası için zaman tanıyın

Kayıp hissi yetişkinlerde ve çocuklarda farklı zamanlarda kendini gösterebilir. Küçükler için, başlangıçta ölümün ciddiyetini bir yetişkinle aynı şekilde algılamamaları yaygındır. Çocuk hiçbir şey olmamış gibi davranırsa, özellikle de günlük ilişkilerin bir parçası değilse, bu durum karşısında şaşırmayın. Zamanla ölümün ve yokluğun geri dönülmez bir olay olduğunu fark ettiklerinde, kaybın acısını yaşamaya başlayacaklardır. Bu tür tepkilere saygı gösterirken, davranış, iştah veya uyku ve ruh halindeki değişiklikler gibi üzüntünün açık olmayan belirtilerinin de farkında olmak önem arz eder.

Çocuklarla ölüm hakkında nasıl konuşulur?

Güzel anılara çocuğu teşvik etmek daha pozitif olmasını sağlar

Birlikte yaşanan hikayeleri hatırlamak ve fotoğrafları gözden geçirmek, çocuğa ölen kişinin artık yan yana gelerek birlikte olamayacaklarını, ancak her birinin hafızasında bir parçası olmaya devam edeceğini göstermenin bir yoludur ve bu kişinin artık yanımızda yer almayacağını düşünmek ne kadar üzücü olsa da, anıları her zaman düşünerek tazeleyebiliyoruz. Yaşadığınız anlar için ona teşekkür eden bir mektup çizmek veya yazmak da ölümü yavaş yavaş içselleştirmenin bir yöntemidir.

Çocuk cenazeye gitmeli mi?

Cenaze törenleri ölüm sürecinin daha iyi anlaşılmasını sağlar. Fakat çocuğu bu olayın içine alıp almama kararı aileye aittir ve bu durumda doğru ya da yanlış diye bir şey yoktur. Alternatif seçeneklerden birisi çocuğu cenazeye götürmekse, ona yakın, onu duygusal olarak karşılayabilecek ve sorabileceği sorular hakkında konuşabilecek bir yetişkin olması önemlidir. Örneğin kişinin bir daha hayatına bizler gibi devam etmeyeceğini, bunun bir veda olduğunu, insanların özlemden, üzüntüden, korkudan ağladığını anlatmak gibi. Öte yandan, ebeveynler çok kırılgan veya umutsuzsa, çocuğu bu durumu yaşadıktan sonra kabul edemeyebilir ve güvendikleri birinin yanında onu evde bırakmayı tercih edebilir. Her durumda, neler olduğunu açıklamak elbette ki önemlidir. Yaş grubunun anlama kabiliyetini göz önünde bulundurarak açıklamanın burada en önemli kriter olduğunu belirtmek isteriz. Çocuk büyüdükçe ve konuşmalar geliştikçe o anda yaşananların çoğunun yeniden anlamlandırılması mümkündür.

Çocukluk yaslarıyla baş etmek için ne zaman profesyonel yardım alınmalı?

Çocukların, özellikle yakın bir ebeveyni ise, yakın bir kişinin ölümü için hayal ve gerçeği karıştırıp kendi teorilerini oluşturmaları bu durumda sık rastlanır. Birçoğu birlikte yaşadıkları anılara kısa bir yolculuk yaparak, anılar içerisinden örneğin bir noktada kavga ettiği veya herhangi bir yaşanan konuda olumsuz bir duygu beslediği için kendini suçlu hissedebilir ve yakınının ölümünden ise kendilerini sorumlu tutabilir. Bu düşünceler kendini cezalandırmaya veya ayrı bir tarafta tutmaya ve konu hakkında konuşmayı reddetmeye kadar yol açabilir. Bu durum uzun süreli ise psikolojik danışma önerilir. Genel olarak, yas sürecinin acısı komple deneyimlendiğinde, konuşma alanı ve duyguların detaylandırılması ile doğal olarak süreç sona erecektir. Üzüntü durumunun son aşaması, vefat eden kişi olmadan yeni bir yaşam modeline yer açan kabulleniş ile gelir ancak bıraktıkları anılar ve öğretilerde tabi beraberinde bu duruma eşlik edecektir.

Emojiyle tepki ver!

İlk Yorumu Sen Yap!