Kendini Gerçekleştiren Kehanet Ne Demek?
İlişkiler

Kendini Gerçekleştiren Kehanet Ne Demek?

Hepimiz hayatımızın bir noktasında aklımızdan geçen olayları yaşamışızdır. Özellikle ‘Aklımdan geçen başıma geldi’ sözünü hayatımızda en az bir kere kullanmış olabiliriz. Yaşanan bu durumlar genellikle hayatımızda olmasından korktuğumuz, olmasını istemediğimiz olayların başımıza gelmesiyle olur.

Sosyal psikolojide de bu duruma sıklıkla yer verilir. Uzmanlar, akıldan geçen ve olmasından korktuğumuz ancak yine de düşünmekten kendimizi alıkoyamadığımız bu tür durumlar için ‘Kendini Gerçekleştiren Kehanet’ ismini kullanıyorlar.

Aklımıza gelen ancak olmasından korktuğumuz olaylar için genellikle korkularımız, endişelerimiz devreye girer. Bu durum istemeden de olsa yaşanır. Bazen güne kötü bir başlangıç yaptığımızda, kötü enerjinin etkisiyle günün kötü geçeceğini ve başımıza kötü olayların geleceğini düşünürüz. Tüm enerjimizi, hislerimizi bu doğrultuda kullandığımız için gün bir süre sonra gerçekten düşündüğümüz gibi gitmeye başlar. Peki gerçekte gün böyle mi geçecekti yoksa günün bu şekilde geçmesi konusunda bizim de payımız bulunuyor mu?

Kendini Gerçekleştiren Kehanetin Psikolojideki Açıklaması

Sosyal psikolojinin en çok ilgilendiği konulardan birisi de kendini gerçekleştiren kehanettir. Bazen içimizden geçen ve endişe duyduğumuz olayları, farkında olmadan fazlaca düşünmek hareketlerimizin de bir süre sonra o doğrultuda gerçekleşmesine neden olabilir. Hatta bu durum sadece bizimle ilgili değildir. Bir süre sonra etrafımızda bulunan kişiler tarafından da korktuğumuz şekilde algılanır. Önce düşüncelerimiz bizi esir alır ve hareketlerimize yansır ardından hareketlerimiz etrafımızdaki insanları etkiler. Böylece olayların gidişatı birden değişebilir.

Olayları Biz Değiştiriyor Olabilir miyiz?

İlişkileri ele alalım. Arkadaşlık ya da romantik duygular üzerine kurulan bir ilişkide içten içe sorun olduğunuzu düşünürseniz beyniniz bir süre sonra sürekli olarak bu konu hakkında yaşanmamış olayları düşünmeye başlayacak. Psikolojik olarak kişi bir süre sonra farkında olmadan davranışlarının da etkilendiğini ve sorunlu davranmaya başladığı görülmektedir. Normal giden bir ilişkiden uzaklaşan, soğuk davranan ya da araya mesafe koyan kişiler bu durumu karşı tarafa da yansıtmaları ile birlikte kendilerini birden sorunlu bir ilişki içerisinde bulabilirler.

Başka bir örnek vermek gerekirse, topluluk önünde önemli bir sunum yapacağınızı düşünün. Uzun zamandır bu sunuma hazırlanırken metnin önemli bir yerinde sürekli takıldığınızı ve bütün emeklerinizin boşuna gittiğini düşünmeye başlayabilirsiniz. Bir süre sonra hazırladığınız sunumun tamamına odaklanmak yerine sorun yaşayacağınız kısma odaklanmanız durumunda ister istemez hata yapma inancı, beklediğiniz gibi hata yapmanıza neden olabilir. Sadece durumun korktuklarımız üzerine değil, olumlu olarak düşündüklerimiz üzerine de geçerli olacağını bilmemizde fayda var. Yaşanabilecek güzel olayları düşünmek, güzel duygulara yoğunlaşmak bir süre sonra alt beynimize sinyaller göndererek davranışlarımıza olumlu olarak yansıyabilir.

İnsan psikolojisi çoğu zaman kişiler tarafından hafife alınabiliyor. Olayların gelişiminin bizden bağımsız olduğunu ve karşımıza çıkan olayları yaşamaya razı olmamız gerektiğine inanıyoruz ancak durum sanıldığından çok daha karmaşık. Duygu ve düşüncelerimizin davranışlarımıza, davranışlarımızın ise etrafımızdaki dış etkenlere etkisi son derece büyük. Bu etkinin farkında olmak çoğu zaman hayatımızı istediğimiz gibi yönlendirmemizi sağlayabilir. Bazen olayların her şey yolundayken raydan çıkmasının ya da negatif bir durumun farkında olmadan yoluna girdiğine şahit olmuşuzdur. Detaylı düşündüğümüz zaman yaşantımızdaki neredeyse tüm olaylarda büyük ya da küçük etkimizin olduğunu görebilirsiniz. Bu yüzden kendinizi hafife almayın.

Emojiyle tepki ver!

İlk Yorumu Sen Yap!