Suizan Ne Demek?

Suizan ne demek? Suizan, dilimize Farsça’dan geçmiş olan bir tanımdır. Tanım, kelime anlamı olarak “kötüye yormak” anlamına gelmektedir. Türkler, tarih boyunca uzun zaman bir dönem boyunca Osmanlıca’yı ana dilleri olarak kullanmışlardır. Osmanlı Türkçesi olarak bilinen dilden bazı ifadeler, günümüz Modern Türkçe içinde de kendisine yer bulmayı başarmıştır. Suizan veya diğer bir adıyla su-i zan, bu tip tanımlardan bir tanesi olarak dikkat çekmektedir. Farsça iki kelimenin “su” ve “zan” kelimelerinin birleşmesinden oluşan tamlama, yine Farsça’nın kurallarına uygun olarak arada bir –i harfi kullanılarak oluşturulmuştur. Farsça, Osmanlı Türkçesi ve bu dile ait pek çok eski ifade ve tamlamada kendisine yer bulmayı başarmıştır. Örneğin, Arapça kelimelerden oluşmasına karşın “kelime-i şahadet” gibi isim tamlamaları da, kelimeler arasında bir –i harfi kullanılarak meydana getirilmektedir. Suizan kelimesi, bu tip bir kelimedir ve Modern Türkçe’ye Osmanlı Türkçesi’nden geçmiştir. Dilimizde ifade aynı zamanda “hüsnüzan” veya “hüsn-ü zan” / “hüsn-ü zan” altında bırakmak şeklinde de yaygın olarak kullanılmaktadır.

 

Suizan Tam Olarak Ne Anlama Gelir?

Suizan, kötü zan altında bırakmak veya “kötüye yormak” gibi anlamlarda kullanılan bir kelime öbeği, bir tamlamadır. Modern Türkçe’de suizan / su-i zan yerine genel olarak zan altında kalmak veya zan altında bırakmak gibi tabirler kullanılmaktadır. Temelde kelime öbeği, birisini işlememiş olduğu bir suçtan yargılama, yaptığı bir işi kötüye yorma gibi anlamlarda kullanılmaktadır. Dilimizde yaygın olarak bu ifadeye benzer bir şekilde “kötü zan altında kalmak” veya “zan altında kalmak” gibi tabirler de yaygın olarak kullanılmaktadır. İfade, sosyal hayatta kendisine sıklıkla yer bulan önemli ifadelerden birisidir. Benzer şekilde, suzian kelimesi veya daha doğru ifade etmek gerekirse su-i zan, ayrıca çeşitli hukuki davalarda, “yersiz suçlama” veya “yalan yere suç isnad etme” gibi anlamlarda da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Suizan, dini yaşamda da kendisine yer bulan önemli bir ifade olarak karşımıza çıkmaktadır. Müslümanlık – İslam İnanışında, birisini işlemediği bir kabahat veya suçtan dolayı suçlamak son derece yanlış olmasının yanında, büyük günahlar arasında yer almaktadır. Birisini belli bri sebepten suizan altında bırakmak günahtır ve bu günah, İslam’da onaylanmayan büyük günahlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle suizan kelimesinin anlamı ile ilgili olarak pek çok dini kaynakta, “suzian ilgili hadisler” veya “suizan ile ilgili ayetler” gibi çeşitli türden başlıklara rastlamak mümkündür. Suizan, birisini suçlamak – zan altında bırakmak anlamında yaygın olarak kullanılan bir kelimedir. Ancak bir isim tamlaması olan bu ifadenin tam ve doğru kullanılışı, “su-i zan” şeklindedir.

“Su” kelimesi, Farsça “kötü” anlamına gelir. “Zan” ise, yine Farsça bir kelimedir ve “kötü kanı” anlamında yaygın olarak kullanılmaktadır. Dilimize Farsça’dan geçmiş bir ifade olarak suizan temel olarak, birisini suçlama, herhangi birisine kötü suç isnat etme gibi anlamlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Dini açıdan, birisini işlemediği kötü bir suç ile yargılamak, o kişinin hakkına tecavüz etmek ile aynı türden bir günah işlemektir. Kul hakkı ile ilgili bir günah olduğu için, suizan altında bırakmak veya su-i zan, son derece büyük günahlar arasında yer almaktadır.

 

Suizan İle Zan Altında Bırakmak Aynı Şey Mi?

Suizan yani su-i zan tamlaması ile zan altında bırakmak ifadeleri tam olarak aynı anlamlara gelmektedir. Dilbilim açısından değerlendirildiğinde, suçlar fiziksel yüklere sıklıkla benzetilmektedir. Suizan, birisine suç yükleme veya birisine suç isnat etme gibi anlamlarda kullanılır. Suç ve kabahatler, mecaz anlamda kullanılmış ve taşıması zorlu bir tür yük anlamına kullanılmıştır. Suizan altında bırakmak veya birisine kötü suç isnat etmek bu nedenle son derece kötü ve hoş karşılanmayan kabahatler, günahlar arasında gelmektedir.

 

Suizan İle Hüsnüzan Aynı Anlamlı Mıdır?

Suizan, hüsn-i zan ile aynı anlamdaki bir kelimedir. Kimi zaman, aynı anlama gelen ve Modern Türkçe’ye Osmanlıca’dan geçmiş olan bu iki kelime, birbirlerinin yerlerine de kullanılabilirler. “Hüsnüzan etmek” eylemi tıpkı suizan etmek veya suizan da olduğu gibi, birisine kötü suç isnat etmek, birisine kabahat isnat etmek anlamındadır. İfadedeki “hüsn”, temel olarak “güzel” anlamına dilimizde de yaygın olarak kullanılan Arapça kökenli bir kelimedir. “Hüsn-ü zan” ise,  “suizan” yerine de yaygın olarak kullanılan bir ifade olmasının yanında, “güzeli kötüye yormak” anlamında dilimize çevrilebilir.

 

Suizan İle İlgili Hadisler

Suizan veya diğer bir adı ile suizan, birisini kötülemek veya birisini haksız yere suçlamak gibi anlamlarda kullanılır. İslam Dini ve diğer semavi dinlerde, masum birisini işlemediği kabahatten dolayı suçlamak ve de yargılamak, ona suç isnat etmek son derece yanlış olmasının yanında büyük günahlar arasında da yer almaktadır. Bu nedenle, suizan ile ilgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (Sav.) tarafından söylenmiş, kayda geçen veya söylediği ifade edilen pek çok kıssa vardır. Bu kıssaların çoğunda Müslüman birinin diğer bir Müslümanı haksız yere suçlamasının büyük günahlar arasında yer aldığı ve büyük günahlar arasında yer aldığı vurgusu sıklıkla yapılmaktadır. Hz. Muhammed’in, özellikle bu konu ile ilgili “suizan etmeyin. Suizan etmek, yanlış karar vermeye neden olur…” cümlesi ile başldığı hadisine, internetteki pek çok kaynaktan kolaylıkla ulaşmanız mümkündür.

Suizan, diğer semavi dinlerde ve kültürlerde de son derece yanlış olarak kabul edilen ciddi kabahatlerden birisi olarak dikkat çeker. İslam Kültürü çerçevesinde suizan etmenin ne kadar yanlış bir şey olduğunu açık açık vurgulayan pek çok hadis ve kıssa bulunmaktadır. Suizan etmek aynı zamanda çeşitli halk hikayelerinde, romanlarda, kıssa ve fıkralarda da kendisine yer bulmuş ciddi bir kötü davranış olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu